Gezi Rehberi

Tarihteki ilk Hamam – Hamam Kültürü

hamamlar hakkında geniş bilgi.
Tarihi hamamlar, antik hamamlar ve hamamların tarihi
380görüntüleme

İnsanlar, tarih boyunca yıkanmayı dinsel-manevi bir ritüel olarak kullanmışladır. Bu ritüel, aynı zamanda insanların fiziksel olarak temizlenmelerine, arınmalarına yardımcı olmuştur.

Hamam Kültürü, Sümerlerde başlayıp zamanımıza kadar tarihin her çağında, her medeniyetin süre gelen kültürel bir parçası olmuştur.

Antik Roma Hamamı

Sümer Kralı Gılgamış ölümsüzlük otunu bulduktan sonra bir kaynakta yıkanırken bu otu tanrılar çalmıştır. M.Ö 4000 yılında genç kızlar tanrıyla evlendirilmek için sarı nehre atılırlardı. Hindular tapınaklarını su kenarlarına yaparlar ve suyu her zaman kutsal görüp günahlarından arınmak için yıkanırlardı. Ganj Nehrinin kıyısında Benares tapınağı bunun en iyi örneğidir. Hintliler suyun koruyucu özelliğine inanırlar.; geleneksel, ruhlarını ve bedenlerini kötülüklerden, pisliklerden suyla arındırma törenleri günümüze kadar gelmiştir Hititler, Anadolu’da buna benzer törenleri uygulamışlardı, aynı tarz gelenekleri Mısır tarihinde de görmekteyiz. Museviler, hahamların kutsadığı bir havuzda yıkanarak günlerini bitirirlerdi. Hristiyanlar tüm günahlarının kutsal suda yıkanarak yok olduğuna inanırlar.

Hamamların Tarihteki Önemi

Hamam kelimesi Arapça Hamma ve İbranice Hamam kelimesinden türemiştir; ısıtmak ve sıcak olmak anlamına gelir. Tarihte ilk hamam M.Ö. 2500 yılında Dravidler tarafından kurulmuştur.  Aynı süre içerisinde Hititlerin de Hamam yaptıkları bilinmektedir. Eski Türkçe’de hamam kelimesinin karşılığı Munça ya da Munçak‘tır. Hunların Hazar Türklerinin çok sık yıkandıklarını Türkçe’de olan çimek, yunak, yıkak, yunuk kelimelerinden anlarız. Ayrıca günümüze kadar gelen şifa havularından hamamın Asur’da, İsrail krallıklarında sık kullanıldığını öğreniriz.

Tipik hamam mimarisinin başlangıcını Klasik Yunan döneminden kalan yapılarda görürürüz.

Bu mimari, Roma ve Bizans zamanında daha gelişerek kendine özgü bir tarz almıştır ve bu mimari Osmanlı’da gelişerek Türk hamamının stiline ulaşmıştır. Yunanlılarda spor, su, yıkanmak en önemli sosyal aktivitelerden biriydi. Roma’da çok büyük genel hamamlar yapılmaya başlandı, bu hamamlara Lavatrina ve Balneya denilirdi. Roma’da banyo küveti de yapılmıştır. Tipik bir Roma hamamında kolonlar ve kemerler üzerine oturtturulmuş kubbler, döşeme, duvar mozaikleri, mermer yerler mimarinin önemli bir parçasıydı. Kaynattıkları suyun buharı ve ısısı künklerle yer altından hamamlara verilmişti. Hamamlar imparatorluk devrinde yirmi dört (24) saat açık çalışırlardı. Roma Hamamının bölümleri şöyle sıralanır;

Roma’da Hamamlar (Hamam Bölümleri)

  • Palaestra spor alanı, atrium bekleme yeri. Bu iki alan hamama giriş bölümleriydi.
  • Apoditerium soyunma alanı, tepidarium yağlanma, terleme, dinlenme yeri. Caldarium, hamamın sıcak bölümü, yıkanmak için.
  • Lokarikum, hamamın buhar banyosu.
  • Frigidarium soğuk suyla yıkanma mekanıydı.

Ayrıca konuşma holleri, dinlenme salonları, kütüphaneler gibi başka bölümler de bulunurdu.

Osmanlı’da Hamamlar

Osmanlı Hamamları ise Roma hamamlarına kısmen andırırdı. İstanbul‘da yetmiş sekiz (78) tane tarihi hamam vardır. Bir hamama gidildiğinde genelde ilk önce camegaha girilir. Ortasında havuz olan ve bir kubbeyle kapatılmış bu yapı, soyunma odalarına açılır. Buradan, çift kapıdan geçilip tavanı kubbeyle kapatılmış soğukluğa girilir. Soğukluk ise geniş büyük bir kubbenin altında olan sıcaklığa açılır. Sıcaklıkta terlemeye yarayan geniş ve büyük bir göbek taşı vardır. Göbek taşının olduğu yerde, kenarlarda değişik sayıda kurnalar bulunur. Sıcaklık odasının sağında ve solunda yine kurnalı, soğuk odalar vardır.Soğukluklar yine bir koridorla dinlenme odalarına açılır ve yine onlarda bir koridorla soyunma odalarına bağlanırlar. Isınma, Romalılarda olduğu gibi künklerle merkezi olarak yapılır.

Tarihi Osmanlı Hamamı

Kısaca Türk hamamını özetleyecek olursak; griri, sonra camegah, camegahın etrafında soyunma odaları, kurnalı soğukluk, göbek taşlı ve kenarlarda kurnaları olan sıcaklık odaları vardır. Soğukluk odasının kenarlarında ise halvet  dinelenme odaları bulunur. Hamama giden soyunmalıkta elbiselerini çkardıktan sonra soğuklukta ilk önce yıkanır, sonra sıcaklık odasına girip, göbek taşında terleyip natır ya da tellak tarafından keelenir, ondan sonra kenarlarda ki kurnalarda yıkanıp, tekrar soğukluğa çıkıp orada da istiyorsa yıkanır, ardından da halvette dinlenir.

2 Yorumlar

Yanıt bırak

Gezibudur

Gezibudur

Blogger
Web Tasarım konusunda uzman olan kişiler tarafından çalışmaktayız.